FÜR ELİSE VE KAR KÜRESİ

IMG_1973

Yağmurun karla karışık yağdığı soğuk bir aralık günü Üsküdar’ da bir dükkanın vitrinine sıralanmış onca ıvır zıvırın içinde gördüm o kar küresini. Bir adamla kırmızı şapkalı bir kadın rüzgarlı bir öğleden sonra, yapraksız bir ağacın altında duruyorlardı. Kadının elinde bir bavul, adamın elinde keman çantası vardı. Sanki çok özel bir anı gözetliyormuş duygusuna kapılarak seyrettim onları.

Adamın yüzünde üzgün, kadınınkinde ise kararlı bir ifade vardı. Bütün o araba kornalarının ve yağmurda koşuşturan insan kalabalığının arasında, bana güzel bir hikaye vaat ettiler. İçeri girip fiyatını sordum. Asık suratlı dükkan sahibi 15 lira deyince, tamam dedim alıyorum. Elimde ıslak şemsiyem, her zaman ağır ve karışık çantamın içinde cüzdanımı bulmaya çalışırken, adam çoktan paketi yapıp elime tutuşturmuştu bile.

Güzel ve sürprizli olduğuna neredeyse emin olduğum bir vaade, sadece 15 lira verdiğime sevinerek eve geldim. Paketi açtığımda kar küresinin yanında küçük yuvarlak bir mekanizma görünce sürprizin başladığını anladım. Kırmızı şapkalı kadın, üzgün adam, yapraksız ağaç, rüzgarda savrulan atkılar, hepsi, usul usul yağan karın altında dönmeye başladılar.Dünyanın dönüş yönünde ve kalp ritmine benzeyen, ümitkar bir melodinin eşliğinde dakikalarca döndüler.

Melodi, içinde yayıldığı anı bozmaktan korkar gibi ince, ince akıp beni çok uzaklara, neredeyse artık unuttuğum bir zamana; gençlik ülkeme götürdü. Vezneciler kız öğrenci yurdundayım, yine bir yılbaşı üstü, deliler gibi aşık ve bir zombi kadar umutsuzum. Sevgilim beni terk etmiş, sebebini bilmiyorum, durmadan ağlıyorum, her gece uykumdan sıçrayarak uyanıyorum, acayip kederli, bütün bir hayata kırgın ve ölümü bekleyen yaşlı bir kadın gibi ayaklarımı sürüye sürüye yurdun koridorlarında dolaşıyorum. Derken kantinde onu görüyorum, elinde gene küçük radyosu, en arka masalardan birine oturmuş, radyosunu dinliyor. Bu alışkanlığını hep çok tuhaf bulmakla birlikte, seviyorum bu kızı. Yakın arkadaş değiliz ama. Adı Hülya, güzel, sakin, akıllı ve bana o zamanlar çoook acıklı gelen aşk hikayemi bilmeyen biri. Yanına oturuyorum, beraber hiç konuşmadan klasik müzik kanalına ayarlanmış radyoyu dinliyoruz. Müzikler birbiri ardına akıp giderken birden tuhaf bir şey oluyor. Yeni başlayan tanıdık bir parça uzun bir zamandır sırtımı döndüğüm neşemi güneş görmeyen derin bir kuyudan hızla çekip çıkarıveriyor.-“ Neydi bu ?“ diyorum , “ Für Elise” diyor.

İçimden dilek tutup Für Elise’nin hikayesini anlatmasını istiyorum ondan. Beethoven’in aşık olduğu Therese’nin hikayesini anlattıkça, içimdeki güneş kaybolmaya başlıyor; çünkü hikayenin sonunda birleşirlerse bizde birleşeceğiz, kavuşamazlarsa “O” bana dönmeyecek. Ve hikaye mutsuz biteceğe benziyor. Aralıksız yağan karın altında umutsuzca birbirlerini aradıkları yerde daha fazla dayanamayıp hikayeyi yarıda kesiyorum, “peki” diyorum, “Beethoven bulabildi mi ? Therese’yi” . “Evet “ diyor “buldu ve uzun çok uzun süre mutlu yaşadılar”. “Dilek tutmuştum” diyorum. Kalbi kırık birini incitmeyecek kadar iyi kalpli. Dostça gülümsüyor.

Ondan çok kısa bir süre sonra sevgilimle barışıyoruz.

Therese ile Beethoven ise tamamlanmamış bir aşkın kahramanları olarak kalıyorlar. Beethoven’nın en sevilen bagatelle’lerinden biri olmasına rağmen bestecinin 1827’deki ölümünden tam kırk sene sonra 1867 yılında notaları bulunuyor. Beethoven’in bu güzel besteyi Viyanalı bir tüccarın kızı olan Therese Malfatti  için yaptığı söylense ve Hülya bana öyle anlatsa da, Klaus Martin Kopitz bestenin Alman soprano Elisabeth Röckel  için yapıldığını söylüyor.

Tanıştıklarında Elisabeth 25 Beethoven 48 yaşındadır ve işitme problemleri çoktan başlamıştır. Uzun zaman mektuplaşırlar, Elisabeth daha sonra kompozitör Johann Nepomuk ile evlense de arkadaşlıkları devam eder. Elisabeth, Beethoven’in ölümünden hemen önce  saçından ufak bir tutamı ömür boyu saklamak için keser. Für Elise’den haberdar olmuş mudur? Beethoven ona çalmış mıdır  bilinmez ama ölümünden 40 yıl sonra  notaları Beethoven’in kendi el yazısı ile yazdığı “ FÜR ELİSE” ( Elise için) başlığı ile  bulunur.

Küçük kar kürem, çok eskilerden  kalma iki aşk hikayesini  anlatmaya devam ederek Für Elise eşliğinde dönüyor, döndükçe kemanlı adam ve kırmızı şapkalı kadın sessizce yağan karın altında birbirlerine yaklaşıyorlar.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s