DİDO, LAVINIA VE AENEAS

IMG_2261

Aeneas’ın hikayesini Vergilius’un destanından biliriz. Troya savaşının sonrasında babasını ve oğlunu yanına alan Aeneas, Trakya, Girit, Sicilya, Kartaca ve nihayet kehanetin gerçekleşip ünlü Roma şehrinin kurulacağı İtalya’ya uzanan  bir yolculuk yapar. On iki bölümden oluşan ve Vergilius’un tamamlayamadan öldüğü bu destan Roma’nın kuruluşuna kadar geçen olayları anlatmakla beraber, Roma’nın kuruluş hikayesini Troya savaşına bağlayarak iki büyük uygarlık arasında güçlü ve sarsılmaz bir bağ kurar.

Destanda geçen bütün kahramanlar içinde ikisi vardır ki , hikayenin atar damarına giden yol üstünde olmalarına rağmen bütün destan boyunca sesleri pek zayıftır. Aeneas’ın birlikte olduğu ve macerasını taşımada büyük pay sahibi iki kadının; Dido ve Lavinia‘nın hikayeleri bütün bu kılıç şakırtıları, kesilen kurbanların kanları, şişen yelkenlerin homurtusu ve savaş meydanlarının yanık et kokusu arasında kaybolup gider.

Mesela, unutulamayacak kadar trajik olmasına rağmen Dido’nun, Aeneas hikayesindeki öneminin bahsi bile edilmez. Oysa ki korkunç bir fırtınaya yakalanan Aeneas’ın gemisi Afrika’nın kuzey kıyılarına sürüklenir. Gemi parçalanmış, bir önceki durakta Aeneas’ın babası ölmüş, geminin içindekiler şiddetli fırtınadan hırpalanmış, yiyecekleri ve umutları tükenmiştir. Bu kehanet yolcularına Kartaca Kraliçesi Dido kucak açar. Uzun zaman, en azından yeni bir hayat kurmayı düşleyebilecekleri kadar uzun bir zaman misafir edilirler.

Kartaca’da kraliçenin korumasında ağırlanır, dinlenip gemilerinin hasarını tamir ederler. Dido’ya macerasını anlatır Aeneas; nasıl bir savaştan çıktığını, karısını, topraklarını ve arkadaşlarını nasıl kaybettiğini…

Kalp kırığı gibi gözlerden uzak kuytu bir mağarada, ılık bir yaz gecesi birbirlerinin hayatlarının içinden geçip, beraber olurlar.

Dido çok sever Aeneas’ı, fırtınınanın getirdiği bu kalbi yaralı adama aşık olmuştur. Onu, oğlunu arkadaşlarını büyük bir sevecenlikle bağrına basar. Kartaca’da  hep yanı başında kalacaklarının hayalini kurar. Bir adamın sahip olmayı isteyeceği her şey; güvenli, bereketli, dost bir toprak ve seven bir kalp vardır Kartaca’da. Hikaye böyle sonlanmaz ama. Aeneas, Dido’yu, Dido’nun onu sevdiği kadar sevmez. Birlikte güzel zaman geçirmiş, yiyip içip eğlenmişlerdir. Gitme vakti gelmiştir. Dido’ya  bahsetmez bile gitme planlarından. Ayak bağı olur, kadınca bir öfkeye kapılıp tatsızlık çıkarır diye düşünür belki.

Aeneas ve arkadaşlarını götürecek gemi limandan ayrılmaya hazırlanırken öğrenir Dido sevdiği adamın ona veda bile etmeden gideceğini. Kartaca’nın en yüksek tepesinde büyük bir odun yığını hazırlatır sonra kalbine bir hançer sokar, ardından da gökyüzüne kadar uzanan bu ateşten dilin içine bırakıverir kendini. Aeneas’ın gemisi gökyüzünü kaplayan bu duman eşliğinde başlar yolculuğuna.

Ölümün Aenas’sız bir hayattan daha güzel olacağını düşünen Dido’nun bedeni ateşte yavaş yavaş erirken gökyüzünü kaplayan simsiyah dumanların nedenini bile sormaz Aeneas.

Ve Lavinia; Aeneas’ın Roma’yı kurduğu yerde evlendiğ 19 yaşındaki Lavinia. Latium kralının bu  biricik kızı çok uzun bir yolculuk ve kederli hikayelerin içinden çıkıp gelen Aeneas’a eş olur. Arkasına aldığı krallığın güçlü rüzgarı ve Lavinia’nın dakik bir saat gibi işleyen sağduyusu ile Aeneas düşlediği şehri Roma’yı kurar.

Dante İlahi Komedya 5. Kanto’da  “ öteki kadınsa sevdiği uğruna canına kıydı, Sichaesu’un külleri üzerine içtiği andı tutmadı”  diyerek  Dido’yu Cehennemin ikinci dairesinde, şehvet düşkünlerinin arasında gösterir. Dante’ye laf söylemek haddimize düşmez. İlahi Komedya kadar Beatrice’e olan ölümsüz aşkı da baş tacımız ama ümitsizlik kuyusunda boğulmuş bir kadını şehvet düşkünü diye cezalandırması da yedi asır sonra bile bir okuyucu olarak canımızı acıtır.

Dante, Lavinia’ya daha sevecen davranıp Limbus’ta cehennemin ilk dairesinde, erdemli ama vaftiz olmamış ruhların arasında gösterir.

Ursula K. Le Guın,  bu ihmal edilmiş karakterlerden Lavinia’ya gerçek sesini yaklaşık 2800 yıl sonra iade etmiş. İçinde Dido’nun kederli hikayesinin de yer aldığı bu çok güzel romanı, sesleri gürültünün içinde kaybolmuş bütün yardımcı oyuncuların hatırası için de okuyabilirsiniz.

Lavinia, Ursula K. Le Guın, Çeviri: Gürol Koca, Metis Yayınları.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s