KURTLAR HANEDANI

IMG_2082

Tarihi ve tarihi roman okumayı çok severim. Şimdinin ve dünün iç içe geçtiği zaman denilen o büyük kozanın içinde sonsuzluk yolcusu gibi salınmak bana aynı zamanda basit bir ölümlü olduğumu da hatırlatır.

“Kurtlar Hanedanı” da işte bu güzel yolculukların amiral gemilerinden biriydi benim için.  783 sayfalık hacmi, çantamda taşınmayı engellediği için, evde beraber geçirdiğimiz zaman bir hayli uzun oldu. Ancak vapur ve metro yolculuklarında yokluğunu derinden hissettim. Bu hacimdeki kitapların iki bölüm halinde yayınlanması biz ölümlüler için elzem.

Kitap, Boleyn Kızı filminden ve kitap serisinden de aşina olduğumuz bir dönemi, VIII. Henry’nin iktidarını ve Anne Boleyn ile evlenebilme çabalarını anlatıyor. Ancak yazar Hilary Mantel bu bilinen dönemi Thomas Cromwell gibi sıra dışı bir karakterin göz hizasından anlattığı için dönemin olaylarını daha geniş bir perspektiften görmemizi sağlıyor.

Sınıf ayrımının, iyi bilenmiş giyotin bıçağı gibi, köpekler dahil her canlının kafasında asılı durduğu 1500’lü yılların İngiltere’sinde, Thomas Cromwell gibi “ lağım sularına doğmuş bir demircinin oğlu ” aklı ve kurnazlığı sayesinde kral danışmanlığına kadar yükselir. Kral Henry’nin,  Anne Boleyn ile evlenebilmesi ve iktidar boşluğunun oluşmaması için mükemmel bir siyaset izler. Hukuk konusundaki derin bilgisi, insanlar ile ilgili yaptığı keskin gözlemler ve hepsinden önemlisi ikna kabiliyeti, onu Kral Henry için olduğu kadar dönemin İngiltere’si için de vazgeçilmez kılar.

Kitap boyunca, dönemin pek çok karakterini ete, kemiğe ve ruha bürünmüş olarak tanıma fırsatını yakalıyorsunuz. Thomas More’un kafirlik anlayışına, Anne Boleyn’in fareye benzeyen yüzüne kazınmış hırsa, Cromwell’in vefa duygusuna, Henry’nin şımarık bir yeni yetme gibi saray koridorlarına sinen şehvetine, Aragonlu Katherine’nin kocasının tüm gömleklerini kendi elleriyle dikerek kraliçeliğe yüklediği gizli anlama  şaşkınlıkla şahit oluyorsunuz.

Hilary Mantel, “Kurtlar Hanedanı” ile hem çok işlenmekten aşınmış bir konuyu yazma cesaretiyle hem de hem de karakter yaratma becerisiyle romanını iyi kesilmiş bir yüzük taşı gibi avucumuza koyuyor. Kitabı okuduğum süre boyunca, hatta bitirdikten sonra bile, dönemin İngiltere’sinin kokuları, renkleri ve entrikaları benimle birlikte yaşamaya devam etti. İnsanları etkileme ve ikna konusundaki büyücülük, Thomas Cromwell kadar Hilary Mantel’in de uzmanlık alanı anlayacağınız.

Kafasını kask gibi saran sarı küt saçları, iri mavi gözleri ve sürekli gülen yüzüyle Hobbitleri andıran Hilary Mantel, “Kurtlar Hanedanı”nın devamı olan ve Türkçe’ye de çevrilen “Bring Up Bodies” (Ölüleri Getirin) ile hem 2012‘nin “Costa Yılın Kitabı” hem de edebiyat dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan “Man Booker”ı alarak, aynı romanla iki ödülü birden kazanan ilk romancı oldu.

Man Booker’dan kazandığı parayı “seks,uyuşturucu ve rok’n’roll” için harcayacağını, Costa Ödülünü ise “emekli fonu” niyetine kullanacağını açıklayan Mantel’in kitabı Alfa Yayıncılık’tan çıktı. Mantel’e bir şans da siz verin bence bunu hak ediyor.

“Kurtlar Hanedanı”, Hilary Mantel, Çeviri: Beril Tüccarbaşı Uğur, Alfa Yayıncılık.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s