KAYIP ŞEYLER

IMG_0157

Ursula Le Guin, en sevdiğim öykülerinden birinde Angyar Prensesi Semley’in hikayesini anlatır. Geçmişte mi gelecekte mi olduğunu bilmediğimiz bir çağda yaşayan Semley, çok uzun yıllar önce çalınmış olan “deniz gözü” ismindeki kolyesini arar. Binlerce inci ve kristalden yapılan kolyenin ortasında derin okyanuslar kadar mavi bir safir vardır. Bu eşsiz kolye çeyizinin en kıymetli parçası olacakken kaybolmuş ve onu gelin gittiği uzak diyarlarda boynu bükük bırakmıştır. Günün birinde kolyeyi bulmak için uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Vadilerde, kovuklarda, ağaçlarda, denizlerde yaşayan çeşitli halklara sorduktan sonra en karanlık yere; Gece Diyarı Lordları’nın ülkesine gider.

Lordlar Semley’e sorar :-“ Onu neden burada arıyorsun Semley? Burada yalnızca tuzlar, kumlar ve denizler var”

-“Çünkü derin yerlerin kayıp şeylerden haberi vardır” diye cevap verir Semley ve bu cevabıyla kolyenin yerini öğrenir.

“Deniz gözü” Semley’in ait olmadığı bir uzay- zamanda, başka gerçeklik algısı yaşayan insanların bulduğu arkeolojik bir kalıntı olarak müzede sergileniyordur. Sonunda Semley büyük bir cesaret örneği gösterip iç içe geçmiş onlarca zaman katmanından geçerek müzeye gelir ve kolyesini ister. Müze çalışanları tuhaf giysiler içinde bilinmeyen bir dil konuşan bu güzel kadının işaret ettiği yere bakarlar ve vitrindeki kolyeyi görürler. “O benim kolyem” der Semley, “benim çeyizim! onu bana verin!”  Müze görevlilerinin bu dile en ufak bir aşinalığı yoktur ama ne dediğini hissederler ve kolyeyi onun boynuna takarlar. Sahibinin o olduğu hakkında en ufak bir şüpheleri dahi yoktur.

Semley’in öyküsünü ilk okuduğum andan beri Semley’in kendine ait olanı alma konusunda ne kadar şanslı ve cesur olduğunu düşünmüşümdür. Deniz Gözü bir kez daha kaybolsa bile bütün zaman daireleri içinde yaşayanlar bilir ki o Semley’in kolyesidir ve Semley er ya da geç onu almaya gelecektir.

Ursula’nın bu kararlı ve güzel kahramanı bana hep günümüzden yaklaşık 3400 yıl önce yaşamış bir kızı hatırlatır. Danimarka’da bir bataklık tümülüsünde bulunan ve ismi bilinmeyen binlerce ölü kadından biri olduğu için literature bulunduğu köyün adıyla geçen; Egtved Kızı!.

Öldüğünde yaklaşık olarak 16 – 18  yaş aralığında olduğu tahmin edilen Egtved kızı meşeden yapılmış bir tabutun içinde bir turba bataklığında bulunmuş. Bulunduğunda tabutun konumu ve bataklıktaki kimyasal ortam yüzünden kemiklerinin tamamıyle yok olduğu ancak saçlarının, dişlerinin, elbisesinin, kemerinin ve saç tarağının neredeyse gömüldüğü günkü gibi kaldığı görülmüş. Egtvet kızından kalan bütün parçalar kimyasal bir dizi testten geçirildikten sonra  bazı bilgilere ulaşılmış: Elbisesinin yünü, bulunduğu yer olan Danimarka’ya değil, Güney Almanya Kara Orman bölgesine aitmiş. Yani Egtved kızı Danimarka’ya, büyük ihtimal ile çocukluğunun geçtiği Kara Orman Bölgesi’nden gelmiş.

Yaşadığı süre boyunca uzun mesafeler alan birçok seyahat yapmış. Ölmeden hemen önce gittiği bölgede altı aydan daha uzun bir süre kalmış ve döndükten kısa bir süre sonra da ölmüş.

Yapılan tüm bu veri analizlerinden sonra Bronz çağında geçen bu hikayede Egtvet Kızı’nın da tıpkı Semley gibi evlilik nedeniyle Danimarka’ya gelin gelmiş ve orada ölmüş olduğu sonucuna varılmış. Üzerinde bulunan gümüş kemer ve saç tarağı ise tıpkı güzel kumral saçları gibi biz ona bir hikaye yazalım diye hiç bozulmadan kalmış.

Şu anda Danimarka’da bir müzede bulunan bu parçaların Egtvet Kızı tarafından geri alınacağının hayalini kuruyorum. Bir gün Semley’in yaptığı gibi çok uzak bir zamandan yola çıkacak ve “Onlar bana ait, o kemer, o saçlar ve o tarak benim! diyecek ve kemik tarağını o ipek saçlarına takıp gidecek.

Bütün kadınların kendilerine ait olanı cesaretle aramasını dilediğim gibi Egtved Kızı’na da aynı cesareti diliyorum. O saçlar, o tarak ve o kemer senin! Bu zamanda, geçmişte ve gelecekte yaşayanlar biliyor ki;           “ Sadece derin yerlerin kayıp şeylerden haberi vardır !”

Semley’in Kolyesi, Ursula le Guin,“ Rüzgarın On iki Köşesi”, Çeviri: Aysun Babacan. 

Ayrıntı Yayınları.

Egtved Kızı’nın detaylı bilgisi için: Arkeofili -Aysun Bursalı.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s