İMGENİN İHANETİ

IMG_4272

Narmanlı Han’ı yıktılar. Artık yerinde ona hiç benzemeyen başka bir şey var. O yıkılınca eski ruhu da uçtu gitti. Beraberinde tarihi, hatıraları ve bahçesindeki kedileri de götürdü. Ben en çok güneşin ve ayın renklerine boyanmış sarı kediler görürdüm orada. Tüyleri solgun ay rengi olan güzel bir oğlanı kucağıma alıp sevmiştim geçen kış. Hepsi gitmişler işte, soluk ayışığı oğlan, parlak bir güneş topu gibi bahçede yatan iri kız, geceyi hatırlatmak için aralarına karışmış kara top.. Hepsi gitmişler, yok olmuşlar…. Üzülmeyelim diye haberin devamında kedilerin yerine bahçeye hepsinin heykellerinin yapılacağı müjdesi eklenmişti. Bir an düşündüm gırlayan, bacağıma sürünen, sıcak ekmek gibi koynumda uyuyan bir kedi heykeli hayal ettim. Kedinin hayalimdeki heykel imgesi bile miyavlamadı, ben de biraz okşadıktan sonra üzerine “ bu bir kedi değildir” yazıp kucağımdan indirdim.

İmgenin İhaneti, aslında en eski ihanetlerden biridir lakin eni konu düşünelim diye önümüze koyan Rene Magritte’dir. Bir piponun eksiksiz bir imgesini yapan ressam, pipo resminin altına “ bu bir pipo değildir” yazdığında aslında bir ihanetten bahsediyordu; İmgenin İhanetinden. İmgenin duyusal anlamda gerçek bir karşılığı yoktu. İkame edilemezdi. Mesela mükemmel bir pipo resmi bile içine tütün koyulup içilemezdi. Görsel olarak estetik duygusunu uyaran bir şey, tat, koku ve tensel haz duygularını uyandıramazdı. Tıpkı kedi heykelinin kucağımda sonsuz bir teslimiyet içinde gırlayamayacağı gibi.

Rene Magritte, Gerçeküstücülük akımına büyük bir sadakatle bağlı kalmış ve onun en önemli temsilcilerinden biri sayılmıştır. Resimlerindeki bütün imgeler ihanet ile gizemi birlikte taşırlar. Bunlara dair gizi okumaya çalışanlar her ayrıntıda hayatındaki trajediden bir iz bulsa da o bunu ısrarla reddeder. Gerçeğinin birebir aynısı olan pipo resminin altına “ bu bir pipo değildir” diye yazdığı gibi trajedinin imgesi de trajedinin kendisi değildir ona göre.

1898 yılında Belçika’da doğar. Üç erkek çocuğun en büyüğüdür. Çocukluğu terzi olan babası ile şapkacı olan annesinin sürekli yer değiştirmesi sebebi ile farklı yerlerde geçer. Savrulan, köklenemeyen bu hayatın en büyük dramı Rene 12 yaşındayken yaşanır; Annesi Adaline, kendini Sambre nehrine atarak intihar eder. Uzun aramalardan sonra akşam saatlerine yakın cesedi nehirden çıkartılır. Bulunduğunda geceliğinin etekleri sıyrılmış ve yüzünü bir örtü gibi kapatmıştır.

Yüzü ve acısı, bir sırrı saklar gibi örtülerin altında kalmış bu kadın imgesi daha sonraki resimlerinin çoğunda gözükecektir. Ancak Rene’ye göre resimlerindeki bu kadınların hiçbiri annesi değildir. Çünkü annesi, o 12 yaşındayken ölmüştür! Resimlerindeki kadınlar dramın gerçek yükünü taşımaktan yoksun imgelerdir yalnızca.

IMG_4280.PNG

Resimlerinde vazgeçemediği Ay imgesi de tıpkı yüzü örtülü kadınlar gibi bir gizeme davetiye çıkarırlar. Bütün kadim kültürlerde ve kollektif bilinçte kadını temsil eden Ay, Rene’nin resimlerinde çocuk nefesi gibi ince ve soluk hilallerdir. Bir düşü andıran bu resimlerdeki hilaller tıpkı annesi gibi kapılara, karanlıktaki evlere ve açılan güllere uzaktan hüzünle bakarlar. Ancak ne yazık ki bu küçük bileziklerin hiçbiri sevinçle şişip parlayan bir dolunaya dönüşmezler. Çünkü acıları büyümelerine, ışık saçmalarına izin vermeyecek kadar köklüdür.

IMG_4279.PNG

Özellikle iki resminde bir kuş yuvasının içindeki üç yumurtaya bakan kederli Ay, Rene’yi ve iki kardeşini geride bırakıp giden annesinin imgesini taşır sanki. Geride bıraktıklarını seyreden ve zayıf ışığını hala üzerlerinde tutmaya çalışan Adaline’ye.. Belki ışığı biraz daha güçlü olsa kuşlar yumurtayı çatlatıp dışarı çıkacaklardır…

IMG_4281

Kadim kültürdeki en geniş yerlerden birini tutan Astroloji’de de Ay, dişil prensipleri anlatır. Haritada tuttuğu köşe ve açılar hem duygusal kimliğimizin hem de annemizin yüzüdür. Annemizi nasıl algıladığımız ve bu ilişkiden derlediğimiz duygusal beslenmenin izleri Ay’ın natal haritaki yerine ve açılarına bakarak anlaşılır.

Rene’nin “ benim resimlerim hiçbir şey anlatmayan görsel imgelerdir” haykırışına kulak tıkayarak sadece resimlerine değil onu anlamak için natal haritasındaki Ay’ın yerine de baktım. Haritasında gördüğüm Ay ile resimlerindeki Ay’ın birbirini kucaklayan hüznü şaşırtıcıydı. Kökleri ve mezarı anlatan dördüncü eve kurulmuş Ay’ı Balık’taydı. Birinci evdeki Chiron’dan sert açı alan bu kırılgan Ay, sonsuzlukta çözülüp dağılmayı özleyen bir anneye işaret ediyordu. Suçluluk duyguları aşılamakta fazla cömert olacak bu Ay, resimlerinde tamamlanmamış solgun Ay’ın sallandığı ilk beşik olabilirdi.

IMG_4276

Bu dramatik ölüme dair ipuçlarının sadece resimlerinde görülmesinin, hayatının her köşesine sinmemesinin sebebi Rene’yi çabucak bulacak olan aşktı. Annesinin ölümünden yaklaşık bir yıl sonra henüz 13 yaşındayken bir köy panayırında görüp büyülendiği Georgette’ye aşık olur. Bir ölüme karşı ömür boyu sürecek bir aşk, kaderin nimetleri açısından hiç de azımsanacak bir armağan sayılmayacaktır.

13 yaşındaki daha ilk karşılaşmalarında birbirlerine kapılan bu iki çocuk uzun yıllar boyunca birbirlerini hiç görmezler. Ancak dokuz yıl sonra tesadüfen karşılaşmaları Rene’nin hayatından bir daha asla çıkmayacak mutluluğu yakaladığı an olur. Karşılaştıkları panayırın neşesi Adaline’nin üzgün hayaletini hayatlarından temelli kovacak kadar güçlü ama sadece imgesini bırakacak kadar merhametli olacaktır.

IMG_4282

İmgelerin algımıza meydan okuyan ihanetini görmezden geldim ve Rene’nin hüzünlü Ay’ında içten içe kurtarılmayı özleyen bir kadın, hayatında ise panayır neşesi taşıyan bir aşk buldum. Ama belki de onlar sadece Ay’dı; Hüznün, nehrin, kurbanın ve aşkın kendisi değillerdi. Tıpkı Narmanlı Han’ın bahçesine konulacak kedi heykelleri gibi. O heykellerin de kuyrukları, patileri olacak ama gene de kedi olmayacaklar işte! sadece kedinin bir imgesi olacaklar. Kucakta gırlamayacak, bacaklarıma sürtünmeyecek ve önünden her geçişimde içimde bir neşeyi havalandırmayacaklar. Ay gibi kediler de manalarından kurtulmuş her imge gibi sonsuza kadar asıllarına ihanete devam edecekler.

 


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s