PRESTEN ARTAKALANLAR

“Zeytine benzeriz biz, en iyi tarafımızı ancak ezilince veririz”[1]

Cuma akşamı ansızın sokağa çıkma yasağı ilan edildiğinde elimde okumaya yeni başladığım, Bohumil Hrabal’ın  “Gürültülü Yalnızlık” adlı kitabı [2] vardı. Kitabın münzevi kahramanı Hanta’nın 35 yıl boyunca özenerek ördüğü ıslak ve yapışkan bir kozanın içinde onunla beraber kitap presliyordum. Bu gürültüden olacak dışardaki diğer preslerin sesini duyamadım.

Çek yazar Bohumil’in hayatından  izler taşıyan kitabın kahramanı Hanta, kitabın en başında kendini bize şöyle tanıtır; “Otuz beş yıldır atık kâğıt işinde çalışıyorum, bütün love story’m bu benim. Otuz beş yıldır kitapları ve atık kâğıtları presliyorum, öyle ki ansiklopedilere benziyorum artık – bunca zamandır üç tonu bulmuştur preslediğim ansiklopediler. Hem ölüm hem yaşam suyuyla dolu bir testiyim ben, güzel düşüncelerden bir ırmağın içimden akıvermesi için biraz eğilmem yeterli.”

Ömrünün neredeyse tamamına yakınını kitap presleyerek, onların içinden kurtardıklarını okuyarak ve içinde yazılanları “bonbon gibi emerek” geçiren Hanta, bir bakıma hayattan çaldıklarıyla hayata tutunmuştur. Seneca’nın Goethe’nin Lao Tzu’nun yazdıklarını pres makinasının çarkından kurtarmış/çalmış ve lağım fareleri ile beraber paylaştığı hayatına katmıştır. Seneca da, Lao Tzu da artık Hanta’nın kozasının içinde, dünyanın öğütücü dişlerinden uzaktadır. Tıpkı, Hanta’nın kendisi gibi.

Kitap presleme ve presten kitap kurtarıp okuma işi her ne kadar birbirine düşman iki eylem gibi gözükse de Hanta’nın hayatında her ikisi de beden ve ruh gibi birbirine muhtaçtır. Bu yüzden Hanta da tıpkı emekli demiryolcu dayısının, eski, küçük bir lokomotifi alıp bahçesine kurması gibi, biriktirdiği parayla emekliliğinde bir pres makinası almak ister. Böylelikle işten uzaklaştırıldığı yaşlılık günlerinde de hem kitap öğüterek hem de o parçalayıcı canavardan kurtardıklarını bonbon gibi emerek yaşamaya devam edecektir. Ölümü ve doğumu kozasının içinde tutacaktır.

Hanta’nın kurduğu ve bize anlattığı dünyası bir bakıma öğütücüye atılmış hayatlarımızın ne kadarını nasıl kurtarabileceğimize dair bir ders gibidir.

Pres makinaları Çek yazar Bohumil’in hayatında faşizmdir.  1939’da savaş çıktığında o Prag’da hukuk öğrencisidir. Ancak savaş başladığında ve Naziler bütün Çekoslovakya’yı ilhak ettiğinde okulu bırakmak ve işgal bitene kadar küçük bir kasabada, demiryolu işçiliği yapmak zorunda kalır.

Naziler sadece Yahudileri, Çingeneleri, solcuları ve eşcinselleri değil üstün ırk kavramıyla çelişen kitapları da zararlı bularak imha merkezlerine gönderirler. Bu, hayatlara yaptıkları vahşetin benzerini bir bakıma hayallere ve düşüncelere uygulamaktır.

Hanta da hem işi, hem de hayatı Nazi vahşetinin göbeğindeyken kitap preslemeyi sistemin güçlerine karşı bir öfke boşaltım aracı olarak kullanmayı öğrenir. Ona ait presin başında hangi kitabın kurtarılıp hangisini selüloz çamuruna dönüşeceğine karar verirken kendi deyimiyle “müşfik bir kasaba” dönüşür. Gördüğü her parçalanmada, her yıkımda, prese düşen her kitapta yok oluşun zevkini almayı öğrenir. Bu şiddetten Hanta’da kalan bilgelik; “göklerin insancıl olmadığıdır.” Ve göklerin insancıl olmadığı yerde ondan kaçırdığımız her hayat ışığı, her bilgelik kırıntısı, her şefkat, her kitap cümlesi, her şiir, her aşk, ıslak ve yapışkan kozalarımızda saklayacağımız gizli bir mücevheridir.

Hanta’nın hikayesini okurken gözlerimin önünde öcü alınmamış bir kalp kırıklığı gibi dolaşan görüntü Berfin’in sözümona sevgilisi tarafından asitle eritilmiş yüzüydü. Berfin’in hayatını yok etmek, öğütmek isteyen pres de “hayatımın aşkı” dediği erkekti.

Basından takip ettiğimiz olay geçtiğimiz yıl, bir kış gününde İskenderun’da yaşanmıştı. 19 yaşındaki Berfin, dershaneden evine dönerken yolu eski sevgilisi Ozan tarafından kesilmiş ve yüzüne asit olduğu tahmin edilen bir sıvı atılmıştı. Berfin, acıyla kıvranırken Ozan kaçarak kayıplara karışmıştı.

Hikayenin duygulara pek yer vermeyen bu kaba halinin devamında Berfin’in geçirdiği ameliyatlarla kadın derneklerinin Berfin’in davasına sahip çıkışı vardır ama Berfin’in duygularından bir iz yoktur. Çünkü Berfin dört ay sürecek acılı bir tedavi için hastanededir.

Daha sonraki haberlerde Berfin’in duygularından küçük bir kısmını öğrenme şansını buluruz.  Yaşadığı onca acıya rağmen hala gülümseyebilen ama içinde müthiş bir öfke taşıyan Berfin, artık bir gözünün hiç görmediğini, diğerinin ise ancak %30 görebildiğini ve saldırgana verilecek hiçbir cezanın onun eski güzelliğini geri getiremeyeceğini söyler. Berfin öfkeli ve yaralıdır.

Berfin’nin güzelliğini ve geleceğini öğüten prese karşılık, çalıştıracağı presin düğmesinde bir tutukluk vardır. Saldırganın çekeceği hiçbir ceza Berfin’in giden güzelliğini, görme yeteneğini ve geleceğini geri getiremeyecektir. Çünkü Berfin, Hanta gibi presten kurtarabildiklerinden bir koza oluşturmak ve yıkıp yok etmekten zevk alan “müşfik bir kasaba” dönüşmek için hem çok genç, hem de daha yaralıdır.

Bu yüzden davası devam ederken “abla” dediği avukatına bir mesaj atarak Ozan’ı aslında ne kadar sevdiğini, o dört duvar arasındayken içinin nasıl huzursuz olduğunu, birbirlerini aslında ne kadar sevdiklerini ve evlenmek istediklerini yazar. Davasından vaz geçecektir. Çünkü Ozan içerde olduğu müddetçe canı çok yanıyordur. Evleneceklerdir. Bunu uzun uzun yazışmışlardır. Ozan ondan helallik istemiş, Berfin de vermiştir.  Kadınların çoğu gibi Berfin’nin de “müşfik bir kasaba” dönüşmesi için erkeklerden daha çok zamana ve daha çok acıya ihtiyacı vardır.

Ama tıpkı yaşlı ve yorgun kağıt presleyicisi Hanta’nın niye Seneca gibi [3]uysal vazgeçişle gittiğini sorgulayamadığımız gibi   Berfin’nin de niye presin kolunu çekmediğini sorgulayamayız. Her iki durumda da sadece gördüklerimizle yetiniriz; Hanta kendinden daha genç işçiler geldiğinde dünyanın artık tamamen değiştiğini ve kozasının parçalanacağını anlar. Artık bu dünyada yer yoktur. Yeteri kadar yıkım görmüş, ezmiş, parçalamış ve bir kısmı kurtarmıştır, bu kadarı yetmiştir. Hanta’nın hikayesinin sonunda anladığımızın tamamı bu kadardır.

Berfin ise öfkesinin işe yaramadığını ve müşfik bir kasaba dönüşemeye çalışırken sadece “müşfik” olabileceğini anlamıştır. Güzelliği ve görme yeteneği Ozan’ın çalıştırdığı preste erirken kurtarabildiği tek şey hayalleri olmuştur. Onda da şimdilik sadece Ozan’ın adı vardır. Kozasını örmek için presten kurtarabileceği tek şey tutunduğu bu hayaldir. Bu yüzden o hayali parçalayacak her eleştiriden azade ve onu seçiminden dolayı suçlayacak her bakıştan uzaktadır. Hayattan kurtarabildikleriyle kendi ördüğü ıslak ve yapışkan kozasının içine çekilmiştir.

Umalım ki bundan sonra hayat Berfin’i presi tüm gücüyle çalıştırmak isteyeceği ve müşfik olmaktan da sıkılıp sadece kasap olmak isteyeceği bir hayal kırıklığı ile karşılaştırmasın.

Kitap bittiğinde son anda ilan edilen sokağa çıkma yasağı bitmiş ama hemen ardından internet erişimi kesilmişti. Bohumil’in atık kağıt merkezinin presleri susunca dışardan gelen öğütücülerin uğultusu artmıştı. Ancak şimdi Hanta’dan öğrendiğim bir şey vardı ; öğütücüden kurtardığımız her cümle, her kitap, her aşk, her sevinç ve Berfin gibi tutunacağımız her silik hayalle ağzına kadar dolu bir testiye benzemeliyiz her birimiz. Öyle ki biraz eğilince yaşam dolu bir ırmak akmalı içimizden ve etimiz ezilince güzelleşen zeytinlere benzemeli.

Görsel Kaynağı:

Berfin Özek fotoğrafı; 10/04/2020 Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesinden alınmıştır.

Dipnotlar:

[1] Talmud. Kaynak: Gürültülü Yalnızlık.

[2] “Gürültülü Yalnızlık”, Bohumıl Hrabal, Çeviren: Elif Gökteke, Notos Kitap.

[3] Neron tarafından kendisine yönelik suikast girişiminde yer aldığı bahanesiyle intihar etmesi istenen Seneca, bileklerini kesip, küvetin içine girerek bu kararı sakince uygulamıştır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s