TEREDDÜT

O günü Face hatırlattı.” Sizi ve anılarınızı önemsiyoruz!”. Tam bir yıl olmuş. Sokağın köşesinde akşam yürüyüşünde Mabel ve Cino’yu tasmalarından tutup selfie çekmiş üstüne de balon emojisi koyup post etmişim. Üçümüzün de kameraya baktığımız ve güzel çıktığımız tek fotoğraf. Bunu şimdi farkediyorum. Mabel’in de Cino’nun da yüzünde bir gülümseme var sanki. Benimkinde ise kararlılık. Fotoğrafa … More TEREDDÜT

KARNAVAL AKŞAMI

Henri Rousseau’nun nam-ı diğer “Gümrükçü”nün en sevdiğim resmi “Karnaval Akşamı”’dır.[1] Resimde, dolunayın altında, karnaval elbiseleri içinde bir çift görülür. Arkalarında yapraklarını dökmüş ağaçlar ve ince bir ışığın süzüldüğü köy evi vardır. Ağaçların çıplaklığı bize karnavalın bir kış ya da sonbahar karnavalı olduğunu hissettirir ancak karnavala gittiklerini mi yoksa döndüklerini mi söylemez. Resmin adındaki genellik de … More KARNAVAL AKŞAMI

KEFARET

İstiklal caddesinde mahşeri bir kalabalığın içinde yürüyorum. Farklı dillerin, çok titreşimli ritmi içindeyim.. Sanki büyük bir denizdeymişiz gibi gitmek istediğimiz yönlere doğru yüzmeye çalışıyoruz hepimiz. Caddenin kimi daralan yerlerinde uğultulu bir girdap var sanki, istemeseniz de yakalayıp içine doğru çekiyor sizi.. Diller, yüzler ve hayaller birbirine değerek çoğalıyor.. Kalabalığın havada çınlayan uğultusunu ve kulağıma çarpıp, … More KEFARET

HAFIZANIN VİCDANI

Edvard Munch, 1893 yılında dehşet ve umutsuzluğun akıllardan hiç çıkmayacak bir resmini yapmıştır.[1] Resimdeki figür gökyüzünü kaplayan alevlerin arasındaki kıyameti görmüş ve sesini duymuş gibidir. Ağzı, şahit olduğu dehşeti çığlığı ile dışarı atmak için açılmış, elleri duyduğu sesin hafızasına yerleşmesine izin vermemek için kulaklarını kapatmıştır. Munch, daha sonra güncesinde iki arkadaşıyla beraber güneşin batışına yakın … More HAFIZANIN VİCDANI

BİLL VİOLA: GEÇİCİ

Suyla ilgili hafızamdaki ilk görüntüler çocukluğuma ait. Fakat o kadar eski ve parçalılar ki, bir rüyadan mı yoksa çok eski bir anıdan mı arta kaldıkları artık seçilmiyor. . Babaannemle beraber tamamını kadınların ve çocukların oluşturduğu kırlık bir yerde Monet tabloları gibi bir hafifliğin içindeyiz. Gökyüzünü ancak sık yaprakların arasından görüyoruz. Güneş ışıkları yere düşene kadar … More BİLL VİOLA: GEÇİCİ

HATIRA/THE SOUVENIR

Geçmişi doğru hatırlama çabamızın bütünüyle nafile bir çaba olduğunu söyler Proust.   Yıllar, gittikçe büyüyen bir top kumaş gibi arkamda biriktikçe bunun ne kadar isabetli bir tespit olduğunun farkına varıyorum. Bazen geçmişe ait bir koku, bir resim ya da müzikle rastlaştığımda onun bana ait anıların tam olarak hangi parçasına denk düştüğünü berrak bir keskinlikle bulmakta zorlanıyorum. … More HATIRA/THE SOUVENIR

KÜÇÜK FARE MARİE

“ … Şimdi Saint Antonie’ın kutsal çehresindeki bir anlık parıltı kaybolmuş….. soğuk, pislik, hastalık, cehalet ve yoksulluğun hizmet ettiği o aziz varlık, “karanlık” çökmüştü. Korkunç bir değirmende tekrar tekrar öğütülen bu insanlar her köşe başında titriyor, her kapıdan girip çıkıyor, her pencereden bakıyor, rüzgârın savurduğu her giysi içinde hareket ediyorlardı. Onları öğüten değirmen gençleri yaşlandıran … More KÜÇÜK FARE MARİE