KALBİN BORÇLARI

Allah kimleri en çok sever? Salih kalple istiğfar edenleri, dil töğbe derken kalp de töğbe diyecek, dilin derken kalbin çengi gibi melanetlerin etrafında dönmeyecek. Öyle bir “kurtarrrr” diyeceksin ki kalbin sıtma tutmuş köpek gibi    Allah’ın merhameti için titreyecek. Eyvallah, Betül abi. Güzel diyosun, iyi diyosun, şiyir gibi     döktürüyosun da biliyosun yani….. O yollardan … More KALBİN BORÇLARI

HAYALETLER

 “Ruh ve hayalet ayrımı yapılamaz olduğunda, ruh hayalet olarak ete kemiğe bürünür, bedenlenir.. Hayalet ruhun belirli bir görüngüsel ve tensel biçimi, paradoksal bir bedenlenişidir.. Güçlükle adlandırabilecek herhangi bir şey olup çıkar: Yani hayalet; ne ruh ne beden ne biri ne ötekidir.”[1] Derrida; hani şu bütün kovulmuş, unutulmuş ve yok edilmiş Yahudilerin hayaletini gören Derrida, hayaletle, … More HAYALETLER

İSMİNİ BAĞIŞLA

“İsmini bağışlasana bana” Büyük bir meşe ağacının altındaki çay bahçesinde oturuyorlardı. Aslında çay bahçesi demek de pek doğru değildi ya bu tuhaf yere. Unutulmuş bir Anadolu kasabasının gübre kokulu meydanında üç beş kırık dökük masayla bir çay ocağının olduğu köy kahvesi gibi bir yerdi. Tek güzel yanı yaşlı bir meşenin altında olmasıydı. Ulu, kâdim bir … More İSMİNİ BAĞIŞLA

KALP

Bazı kalplerin hikayesi tıpkı içlerinde çırpınan denizin rengine benzer. Damarlarında akan nehirlerin rengi ne olursa olsun suları, içine kan karışmış bir maviye çalar. Böyle kalpler içinde yuvalanan hayaletler, gölgeler ve canavarlar için bir tür yuvadır; ıslak, yosunlu, karanlık ve sis altındatır. Yaratıcısından şefkat dilenen, bir iblis gibi değil de Tanrının yarattığı Adem gibi sevilmeyi isteyen … More KALP

GÖÇ

“Yaşam bizi tıpkı anne kedinin yavrularını ağzına alıp güvenli bir yere taşıması gibi ölüme taşıyor. Ölülerin tasadan kırışmış kaygılı alınlarına konan kırılgan kanatlı kelebeklerin sırrı bizim için de geçerli..”* Geçmiş, gelecek ve şimdinin iç içe geçtiği bir yerdeyim artık. Bir buhar damlası gibi süzülüyorum boşlukta.. Sonsuzluktan yapılmış gibiyim sanki. Bu yüzden bol bol düşünme vakti … More GÖÇ

DULCİNEA

“Daima rüzgarın estiği yönün tersini gösteren, horoz biçimindeki, ince uzun yelkovana benzerdi aklı.” Benim aklım da horoz biçimindeki bir yelkova benzediği ve hep rüzgara karşı uçtuğu için olacak Don Kişot’un yeri ayrıdır kalbimde. Nezaketine, cesaretine ve aşkına yaraşır bir tahtı vardır kuytuda. Ruh haritamın yüksek bir dağında, prensesi Dulcinea’nın mezarını rahatça seyredebileceği ama üstündeki yazıları … More DULCİNEA

AKREBİN İĞNESİ

“Ben ki onunla yalnızca iki ay yaşadım bugün bile koşup ona sarılmak istiyorum, son bir kez onu kollarımda hissetmek, tutkuyla sevilebileceğine; ama kendisi olduğu için sevilebileceğine, aradığı tutkunun kendi gerçek kimliğini dışlamadığına inandırmak istiyorum.. Ama bunu yapma fırsatı yok artık..” Meksika’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en büyük yazarlardan Carlos Fuantes, bu satırları Jean Seberg için 1993 … More AKREBİN İĞNESİ