AKIŞ

Başını sanki ağır bir yükü kaldırıyormuş gibi açık cama doğru çevirmeye çalıştı. Olmadı. Bu olmayışa kolayca razı oldu. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı.. Becerebildiği kadar derin.. – Portakal kokuyor dedikten sonra – Hastanede yattığımı sakın anneme söylemeyin, üzülür dedi. – Yok kesinlikle söylemeyiz, sen çıkana kadar haberi bile olmaz dedik. Ama bizi duyacak … More AKIŞ

MAHCUBİYET VE HAYSİYET

  “ ..Çünkü bizler, az ya da çok, yaşamak alışkanlığını yitirmiş, aksaya aksaya yürüyen insanlarız. Hem de gerçek “canlı yaşam”ı bir iş, bir görev sayarak, onu kitaptan* öğrenmeyi üstün tutacak dereceye vardırmışız”[1] Gigi Wu, Tayvanlı 36 yaşında bir sosyal medya fenomeniyniş. Geçen yıl 127 gününü dağlarda geçirmiş ve neredeyse her anını takipçileriyle paylaşmış. Bu fotoğrafların … More MAHCUBİYET VE HAYSİYET

RÜZGAR

O güzel şarkıda ( Noir Desir) dediği gibi; “Her şey ortadan kaybolacak ve rüzgar bizi uzaklara taşıyacak.” Bir yıl daha bitecek ve kullanıp bitirdiğimiz yığının üzerine atılacak. Gün geçtikçe büyüyen kirli çamaşır sepeti gibi arkamızda sevinçlerimiz, hayallerimiz ve kederlerimizle dolu yıllar bırakıp yenisini bekleyeceğiz.. Her ne yaşadıysak hepsini zamanın takvimine göre sözümona eskittiğimiz senede bırakacağız. … More RÜZGAR

TERSLİK

Bir terslik olduğu daha en başından belliydi. O ilk karşılaştığımız günden. Gökyüzü masmavi bir yelken gibi denizin üzerine açılmıştı. Güneş tek bir buluta bile takılmadan ışıl ışıl parlıyordu. Çay bahçesinde oturmuş etrafı seyrederek yazdan yayılan neşeyi içime çekiyordum. Doğruca masama geldin ve “ Kültablasını alabilir miyim? “ diye sordun. Onca masa içinde beni buldun. Hafifliği kucaklamış … More TERSLİK

BOŞLUK

Onlar ilk gençlik hay huyumun içinde gezinen iki gölge. Ama ne zaman gözümün önüne gelseler hep üç kişi oluyorlar. İki kız kardeş ve anneleri. Aynı yaşlarda, aynı şehirde, aynı lisede fakat tamamen başka dünyalardaydık. İkiz olacak kadar yakın yaşlarda ve karbon kopya gibi birbirlerine benzerlerdi. Kızıla yakın sarı saçlarını eğer okula geliyorlarsa omuzlarının üstünde iki … More BOŞLUK

MOTHER

Dün gece Darren Aronofsky’in Mother filmiyle başlangıcın içinden geçtim ve zamanın oluştuğu, kaderlerin yazıldığı yerdeki ilk kadınlarla tanıştım. İsimleri Havva ve Meryem’di . Hem birdiler hem ayrı.. İsimleri hem vardı hem yoktu.. Geçmiş ve gelecek bütün hayatı doğuracak, öldürecek, gömecek sonra yeniden doğurup emzirecek güçleri varken bir adama “ ben sana niye yetmiyorum” diye çaresizce … More MOTHER

KAYIP KIZ

Deri tütsüleyen, cinnetin kıyısına taşıyan bu sıcaklara “Eyyam-ı Bahur” deniliyormuş.. Mümkünse evden çıkmayınmış.. Ben çıkmıyorum. Evimin, sokakların sıcağından, alevinden daha serin ve daha merhametli olduğunu biliyorum.. Pervanenin altında ayıkladığım yaz sebzelerini pişirip, kitap okuyorum sonra kedilerimi yanıma alıp film seyrediyorum.. Bazen balkondaki yere düşmüş ve güneşte unutulmuş bir barbunya tanesiyle evin içinde dakikalarca koşturmalarını seyredip … More KAYIP KIZ