KISA BİR HAYAT

Kim Ki-Duk’un çoğu filminde gizli bir oyuncu gibidir. Kendisi gözükmez ama, çizdiği resimlere benzeyen kışkırtıcı bir ruh hikayenin içinde gezinip durur. Hatta sadece Kim Kiduk değil kahramanları da bu kısacık hayatın sahibi Egon Schiele’ye hayrandırlar. “Bad Guy”’daki talihsiz kız Sun- Hwa, filmin kitapçıda geçen bir sahnesinde, Egon Schiele’nin anlatıldığı kitaptan, kimseler bakmazken en sevdiği resmini … More KISA BİR HAYAT

BENGİ DÖNÜŞ

1881 yılının sıcak bir Ağustos günü tam ögle vaktinde Nietzsche göl kenarında kendiliğinden oluşmuş devasa bir taş bloğunun önünde duruyordur. Yer İsviçre’nin Silvaplana ormanlarıdır. Nietzsche’nin daha sonra “Bengi Dönüş” olarak anılacak “sonsuz tekerrür” fikri tam burada ve bu anda doğmuştur. Çayının demlenme süresindeki değişikliklerin dahi hassas bünyesinde fırtınalar kopardığı bu netameli adam belki de sonlu … More BENGİ DÖNÜŞ

ÇAĞRILMA

Son günlerde derdi boyunu aşmış, gamdan solmuş, keder teknesinin içine düşmüş, karanlıkta kaybolmuş kime rastlasam “Kırmızı Başlıklı Kız” masalını anlatıyorum. İlk başta tahmin edileceği gibi hepsi içine küçümseme düşmüş bir aksilikle yüzüme bakıyorlar. Öyle ya anlatıla anlatıla eskimiş, bütün parıltısını kaybetmiş bir çocuk masalının kime ne faydası olacak.. O zaman eğer vakit geceyse ve gökyüzünde … More ÇAĞRILMA

BAKİYE

Günün sonunda kasasının önüne geçmiş haris bir tüccar gibi değil de vefalı kalabilmiş bir yol arkadaşı gibi uğurlamak istiyorum seneyi. Bir filmden yahut bir şiirden kalan son duygu birikintisine bakar gibi.. Dünyada kedersiz ve sevinçsiz tek bir an parçasının olmadığını bilen bir kalple.. Çünkü insanın tarihi, küçük şeylerin; mesela umut etmenin, bir çiçeğe su vermenin, … More BAKİYE

SULTAN VE MÜNECCİMİ

Bir zamanlar Konstantiniye’de Yedikule Zındanı’na yaslanmış, eciş bücüş evlerin en köhnesinde yaşayan bir kâhin vardı. Kiremitleri yosun tutmuş, ortasından bel vermiş, ha çöktü ha çökecek bu ev de tıpkı kâhinin kendisine benzerdi. Saçı sakalı ağarmış, yüzünün çirkinliği görünmesin diye peçeyle gezen bu adem sitarelerin ışığını gördüğünden beri altının sarısına tamah etmezdi. Gün boyu filozofların kâdim … More SULTAN VE MÜNECCİMİ

BAKİRENİN KEDERİ

Adı Meryem, sadece Meryem!  Bakire, Tanrı Oğlu’nun Anası, Saflığın Hanımı, Göklerin Kraliçesi, Merhametli Bakire… Adının önüne eklenen bu görkemli sıfatlar olmaksızın anılmıyor ve aslında hiçbiri de onu yeterince anlatmıyor. Kederini nasıl yaşadığı hakkında ufacık bir ipucu dahi vermiyor. Belki sadece “acılı bir anne” desek hüznünü avutmaya yetecek.  Ama yalnızca kahramanlarından biri olduğu Hıristiyanlık değil diğer semavi … More BAKİRENİN KEDERİ

KEFARET

“Kimlik öyle bir varsayımdır ki ayakta tutulabilmesi için sonsuz sorumluluklar ve sonsuz borçlar üretilmesi gerekir”* Yaklaşık on senedir sokağın caddeyle birleştiği köşede el arabasıyla kitap satar. Az konuşan, gözleri hep uykulu gibi bakan bir adamdır. Yüzünde kederden mi alaydan mı olduğunu hiçbir zaman kestiremediğim ince bir gülüş çakılıdır. Bizim mahalleye ne zaman geldiğini tam olarak … More KEFARET